RoJHeLaT FORMUNA HOŞ GELDİNİZ

KARDEŞLİK FORUMU


    AKP oy almayı hak ediyor mu?

    Share
    avatar
    spartaküs
    ÜYE


    Hejmara Nûçeyan : 7
    rep sistemi :
    1 / 1001 / 100

    Registration date : 2008-10-19

    başari puani
    AKTİFLİK:
    0/0  (0/0)
    Aktiflik :: 1

    AKP oy almayı hak ediyor mu?

    Mesaj by spartaküs on 26th October 2008, 20:13

    AKP, DTP'nin elindeki belediyeleri ele geçirmek için uğraşıyor. Peki bölgede kendi elindeki kentlerde ne yaptı?

    AKP, yerel seçimlerde özel bir önem verdiği Doğu ve Güneydoğu'da, diğer bölgelerde verdikleri belediyecilik hizmetlerini buralara da taşıyacakları eksenli bir çalışma yürütüyor. Bu bölgede de pek çok belediyeyi zaten elinde bulunduran AKP'nin, partilileri bile birbirine düşüren rant kavgalarıyla ve skandal kararlarla anıldığı düşünüldüğünde, aslında bir gerçeği dile getirdikleri söylenebilir.

    AKP Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış, Bingöl Merkez İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, İstanbul'a, İzmir'e, Adana'ya ne hizmet götürmüşlerse, aynısını Doğu ve Güneydoğu illerine de bahşedeceklerini, her yere eşit imkan sunmayı hedeflediklerini söylerken, bunu ifade ediyordu. Bağış, halkın "biz artık köyümüze, yol, su, elektrik getirenlere, çocuklarımıza iyi eğitim verecek öğretmenleri, daha iyi doktorları, hemşireleri hizmetimize sunanlara, bizi adam yerine koyanlara oy vereceğiz" diyerek kendilerine oy verdiğini, kendilerinin de yolsuzluklarla, yoksunluklarla ve yasaklarla mücadele edeceklerini dile getiriyordu ama, bu sözlerini, bizzat bölgedeki AKP'li belediyelerin icraatları yalanlıyordu.

    AKP'li belediyeler, devlet kasasından AKP'nin bölgeye akıttığı kaynaklardan fazlasıyla nasiplenmiş, AB fonlarından ve Dünya Bankası'ndan bölgeye gelen hibelerden ve kredilerden de yararlanmışlardı. Ne var ki, bu olanaklar, belediye eliyle halka hizmete yansımamış, rant kaynaklı skandallara yol açmıştı. Bu toz duman içinde, bölge halkının payına, oy için gönül çelme amaçlı küçük sadaka dağıtımları düşmüştü. Siyaseten de, belediyeler, ülke genelinde olduğu gibi buralarda da din unsurunu kullanan örgütlenme kurumlarıydı. Vaatlerle gerçekler arasındaki farkı, AKP'li belediyelerin bu bölgedeki uygulamalarına küçük örneklerle göstermek mümkün.

    Siirt
    Siirt Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevine İstanbul'dan atanan Nurettin Ertemel ile Siirt Belediye Meclisi'nin diğer AKP'li üyeleri arasında yaşanan ihale kavgası, 11 üyenin istifasına kadar vardı. İstifacılar, kentin temizlik işleri ihalesini kazanan Akmercan firmasının, Erdoğan'ın dış ilişkiler danışmanı, AKP milletvekili Egemen Bağış ve Nurettin Ertemel tarafından kollandığını söylediler.

    Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül, TOKİ'nin "Tarım Köy Projesi"ni ailesi için özel köy yaptırmakta kullanmaktan hiç çekinmedi. Mervan Gül'ün doğum yeri Bostancık'ta yapılan konutların yarısından çoğu, aynı soyadını taşıyanlara "satıldı". Bunlardan geriye kalanlar da, Gül ailesinin akrabalarınca alındı. Evlerin yapılacağı kamu arazilerinin önce özel şahıslara, sonra TOKİ'ye satılmaya çalışılması da, rantın katmerlendirilmesiydi. Ilısu Barajı için yapılan bu projeden, köyün muhtarına bile ev düşmedi.

    Van
    Van Belediyesi, seçim öncesi vaatlerinin bir tekini yerine getiremediği gibi, kendi bünyesindeki temizlik işçilerinin bile parasını ödemeyerek, özellikle kenar mahallelerin çöplüğe dönmesine yol açtı. Van Gölü'nün kirlenmesini önlemek üzere parmağını kıpırdatmayan AKP'li belediyenin, bu amaca yönelik olarak hibe edilen paraları nerede kullandığı da öğrenilemedi. Ama, AKP'ye oy çıkmayan mahalleler saptanıp, olanca kadarıyla bile hizmet götürülmemesi konusunda titiz davranıldı.

    Malatya
    Malatya halkı, susuzluk, sağlık sorunları ve özelleştirmelerle boğuştu. Bahçelerde kanalizasyon suyunu kullanmak zorunda kalarak, salgın hastalıkların pençesine düşen yüzlerce yurttaşa bakım sağlanamadı, Malatya İl Sağlık Müdürü, sağlık sisteminin çökmek üzere olduğunu açıkladı.

    Belediye Meclisi, özelleştirilen Sümer Fabrikası'nın arazisine yapılan parka Abdullah Gül, Şeker Fabrikası'nın arazisine yapılan parka da Tayyip Erdoğan ismini verdi. Valilik tarafından depreme dayanamayacağı raporu verilen okulda eğitime devam kararı alındı. "Kentsel dönüşüm" adı altında evlerinin yıkılması tehdidiyle karşı karşıya kalan halkın itirazlarına ve Belediye Başkanı Cemal Akın'ı protestolarına kulak asan olmadı.

    Şanlıurfa
    "Dürüst Belediye Başkanı" olarak lanse edilen A. Eşref Fakıbaba, kente parklar, bahçeler, yollar, yeni bir stadyum ve yeni bir sanayi mahallesi "kazandırmakla" parlatıldı. Bunların AB fonları, İl Özel İdaresi'ne devredilen Tarım ve Köy İşleri'nin belediye emrine sunulan kaynakları ve AKP'nin açtığı para muslukları sayesinde mümkün olduğundan bahsedilmedi. Tabii, bu "hizmet inşası"nın yükseldiği arsaların çok önceden AKP'li üyeler tarafından satın alınmış olmasından da. Bu rant paylaşımının bir uzantısı olarak, İl Sağlık Müdürü'nün görevden alınarak, yerine Mardin'den başka bir AKP'li sağlık müdürünün gelmesi de önemli değildi. Bu yaşananlara halkın tepkisini, "bu kadar parayla o parkları kim olsa yapardı, bize iş gerekli" sözleri özetledi.

    Bingöl
    AKP'li belediye, kendi işçilerine olan 700 bin YTL'lik borcunu ödeyemediği için, hacze uğradı. Yolsuzluk iddialarının, altyapı, su, çöp sorunlarının, özellikle de söz verilen havaalanının yapılmamasının gündemden düşmediği Bingöl'de, halkın protesto yöntemi, Belediye için dilenmek oldu.

    Kahramanmaraş
    Belediye elindeki onca kaynağa rağmen elektrik parasını ödeyemediyse de, ramazan paketleri dağıtmakta sıkıntı çekmedi.

    soL (HABER MERKEZİ)

      Wext û Saet niha: 22nd April 2018, 10:17